Style One Style Two Style Three

Komikler

Bookmark and Share

En Komik ’1 Nisan’ Şakaları

31 Mart, 2010

Yoğun bir iş gününe başlarken, okula gitmeye hazırlanırken ya da günlük işleri yapmak için harekete geçmeden önce yarın takvime alıcı gözle bakın ve dikkatli olun. Aksi takdirde, “Şakanın evrensel günü” olan 1 Nisan’da hiç farkında olmadan kötü bir şakanın kurbanı olabilirsiniz. Dünyanın pek çok ülkesinde farklı şakaların gelenek haline geldiği “1 Nisan Şaka Günü” ile ilgili, farklı kültür, inanç ve dillerde efsaneler bulunuyor.

Fransa’da “Poisson d’avril-Nisan Balığı” geleneğinin tarihçesi, 16. yüzyıla kadar uzanıyor. 1564 yılında Fransa Kralı IX. Charles, yılbaşını 1 Nisan’dan 1 Ocak’a aldırdı. Bu arada, 1 Nisan’ı hala sene başı olarak kabul etmeye devam edenlerle alay etmek amacı ile yapılan şakalar, bir süre sonra gelenek haline geldi. 1 Nisan’ı yılbaşı kabul edenlere ise “Nisan balığı” ismi verildi.

İngiltere’de “Nisan Kaçıklar Günü”, İskoçya’da ise “Guguk Kuşu-Gowk (Cuckoo)” olarak anılan şaka günü, pagan kültüründe de yer alıyor. En eski 1 Nisan şakasının ise Romalılar döneminde yapıldığına inanılıyor. ABD’nin bazı eyaletlerinde ise 1 Nisan şakalarına benzer şakalar, 28 Aralık tarihinde yapılıyor.

Dünyanın pek çok ülkesinde 1 Nisan’da yapılan şakalar güldürürken, kimileri ise tarihe geçecek kadar ilgi çekti. İşte, 1 Nisan şakalarıyla kısa bir dünya turu:

1-) TELEVİZYON NASIL RENKLİ OLUR?
http://img5.mynet.com/ha5/analiz/sakalar2.jpg
1962′de İsveç’in siyah-beyaz yayın yapan tek televizyon kanalına 1 Nisan’da çıkan teknisyen, yeni bir teknolojiyle renkli televizyon izlenebileceğini söyledi. Yöntem, ekrana naylon kadın çorabı germekti. Yüzbinlerce kişi öneriyi gerçekten denedi!

2-) ZIPLAYIN!

1976′da gökbilimci Patrick Moore, 1 Nisan’da, saat 09.47′de Plüton’un Jüpiter’in arkasından geçerken sıra dışı bir olayın gerçekleşeceğini, Dünya’nın çekim gücünü azaltacağını, tam bu anda sıçrayanların havada uçma hissini yaşayacaklarını söyledi. Belirtilen saatte binlerce kişi zıpladı

3-) SOLAKLAR İÇİN HAMBURGER
1998′de fast food zinciri Burger King, USA Today gazetesine verdiği tam sayfa ilanla, ‘Whopper’ hamburgeri yerine 32 milyon solak Amerikalı için ‘Solaklar için Whopper’ çıkaracağını açıkladı. Yeni hamburger için yüzbinlerce başvuru alındı!

4-) Yıl 1957… BBC’nin saygın haber programı “Panorama”, ılık geçen kış nedeniyle ağaçlarda artık spagetti yetişmeye başladığını duyurdu. Bunun ardından köylülerin artık ağaçlardan spagettinin hasadını yapmaya başladığı açıklandı. Bir anda televizyon kanalına telefon yağmaya başladı, tüm izleyiciler kendi spagetti ağaçlarını nasıl yetiştirebileceğini soruyordu. Telefonu açan BBC yetkilileri de ‘bir kutu domates soslu spagettiyi ekin ve tutması için dua edin’ yanıtını veriyordu. Sonunda bunun bir şaka olduğu anlaşıldı.

5-) Sports Illustrated’in 1985 yılı Nisan sayısında yaşamı boyunca Mets’de oynamayı hayal eden “çaylak” bir beysbol atıcısının hikayesi konu edildi. Sidd Finch adlı bu kişi beysbol topunu neredeyse ışık hızıyla metrelerce uzağa atabiliyordu. Bununla birlikte aslında söz konusu Finch ömründe hiç beysbol oynamamış, bir Tibet manastırında beysbol atışlarının felsefesi üzerine öğrenim görmüştü. Mets taraftarları ülkenin her yerinde bu inanılmaz, adeta tanrının bir lütufu olan oyuncu için kutlamalar yaptı. Sonunda bu oyuncuyu yazarın hayal gücüyle yarattığı ve bunun 1 Nisan şakasından ibaret olduğu anlaşıldı.

6-) 1998 yılında Science and Reason adlı derginin Nisan sayısında Alabama eyaletinde “3.14” olan “pi” sayısının değerinin yapılacak oylama ile yuvarlanarak “3.0” olacağı duyuruldu. Bunun üzerine yüzlerce telefonla halk bu kararı protesto etti. Sonunda ikinci bir sayı yayınlanarak orijinal makaleye yer verildi, bu evrim teorisiyle ilgili Mark Boslough adlı bir fizikçinin yazısıydı.

7-) Almanya’nın Schleswig-Holstein eyaletindeki bir radyo, sürücülerden, Rader köprüsünü geçerken 5 avro hazırlamalarını istedi. İsviçreli bir şirketin köprüyü satın aldığını ve bayram günlerinde geçiş ücreti alacağı haberini uyduran radyo, eyalet Başbakanı Heide Simonis, çok sayıda politikacı, polis yetkilileri ve ADAC otomobil kulübünden de destek alarak onların açıklamalarını yayınladı. Tabi bu bir şakaydı.

8-) Hristiyanların Paskalya Yortusu, 1 Nisan gününe denk gelince, Avusturya Haber Ajansı (APA), köşeli yumurta geliştirildiği haberini 1 Nisan şakası olarak yayınladı. APA’nın 1 Nisan haberinde, Avrupa Yumurta Araştırma Enstitüsünde görevli bilim adamlarının, tavuklardaki “yuvarlak genini” maniple ettikleri belirtildi. DNA’ları mutasyona uğratılan tavukların, eşit kenarlı yumurtalar yumurtladığı kaydedilen habere göre, tavuklar köşeli yumurtaları hemen benimsedi. Ambargolu yayınlanan haberde, tek sorunun tavukların yumurtlarken yaralanma olasılığı olduğu belirtildi.

9-) 1977′de İngiliz The Guardian gazetesi, Hint Okyanusu’ndaki hayali San Seriffe ada cumhuriyetinin 10. kuruluş yıldönümünü kutlamak için 7 sayfalık ek çıkardı.

10-) Erzurum’da bir internet gazetesi, geçen yıl Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Küçükler’in gözaltına alındığı yolunda flaş haber duyurdu. Kısa süre içinde bini aşkın kişi tarafından okunan haberde, Küçükler’in CHP’nin yolsuzluk iddiasıyla yaptığı suç duyurusu sonrası gözaltına alındığı belirtilen haberde, çok sayıda kişinin de gözaltında olduğu bildirildi. İnternet gazetesinin sahibi Recep Kapucu, “Haber kısa sürede büyük bir okuyucu topladı. Haberi yayına koyduktan sonra olayla ilgili bilgi almak için onlarca telefon aldım” dedi.

11-) Rize’de yayın yapan ‘Zümrüt Rize’ gazetesinin Gürcistan-Türkiye milli maçını izlemek için Gürcistan’a giden Rize Belediye Başkanı Halil Bakırcı ve bazı Rizeli taraftarların Gürcü makamlar tarafından tutuklandığını duyurması, şehirde paniğe neden oldu. Belediye Başkanı Bakırcı’nın Rize’de olduğu öğrenilince haberin 1 Nişan şakası olduğu ortaya çıktı.

12-) Müftülükte görev yapan bir mutemet, imam Köksoy’a 1 Nisan şakası yapmaya karar verdi. İmam Köksoy’un 6. kademeden 1. kademeye yükseltildiğine dair bir evrak hazırlayan mutemet, inandırıcı olmak için vali ve kaymakam adına da paraf açarak imza attı. Mutemet, hazırladığı sahte evrağın inandırıcılığını artırmak için ‘gelen evrak’ defterine de kaydetti. Bu duruma çok sevinen imam bir sonraki ay maaşı artmayınca gerçeği kavradı ve şakayı yapanlar hakkında dava açtı.

13-) 2006 yılında Batman’da yayınlanan yerel gazeteler ‘Batman’da seçimler iptal’, ‘Hasankeyf’te apart otel çalışmaları kapsamında kazı çalışması yapan kepçe kazı esnasında 8 ton ağırlığında bir hazine buldu’, ‘Batman belediye başkanlığı mazbatasını SP adayı Sait Dağ alacak’, ‘Cumhurbaşkanı Sezer Batman’a geliyor’ gibi şaka dolu başlık ve haberlerle çıktı.

14-) 2005 yılında, Trabzon’da yayınlanan bölgesel Kuzey Ekspres gazetesi, sürmanşetinden ”Fatih Tekke Fener’de” başlığıyla çıktı. Haberde, milli futbolcunun gelecek sezon için sarı-lacivertli takımla anlaştığını duyurdu. Haberin 1 Nisan şakası olduğunu ise gazetenin son sayfasına bakanlar anlayabildi. Gazete, son sayfasında 1 Nisan Şakası yaptığını ve haberin gerçeğini yansıtmadığını belirtiyordu.

15-) Samsun’un Havza ilçesinde de kendini “Fettullah Doğrusöylemez” olarak tanıtan kişi, “Merkez FM” isimli yerel radyoyu canlı yayındayken arayarak, “Kunduz ormanlarından yüzlerce fil size doğru geliyor” dedi. Dinleyicilerin çoğu bunun şaka olduğunu anlamayarak, panik içerisinde radyoyu telefonla arayıp bilgi almaya çalıştı. Ancak, DJ Ertaş Çoban, “1 Nisan şakası” olduğunu anladı. Buna rağmen, yaklaşık 20 kişi radyoyu telefonla arayarak, “Burada fil mi varmış? Nereden geliyorlar?” gibi sorularla bilgi almaya çalıştı. Kısa süre sonra aynı kişi yeniden radyoyu arayarak, “Size 1 Nisan şakası yaptım” dedi.

16-) Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bir internet sitesinin Siverek il oldu haberi, Sivereklileri heyecanlandırdı. Kulaktan kulağa dolaşan haber kısa süre içinde duyuldu. Yıllardır il olmak için mücadele veren Siverekliler, sitenin haberin 1 Nisan şakası olduğunu açıklaması üzerine hayal kırıklığına uğradılar.

17-) 1 Nisan 2006… İstanbul’da Moda vapuruyla Kadıköy’den Beşiktaş’a giden Murat Alas, “Üzerinde bomba olduğunu” söyledi. Şakacı, vapur iskeleye yaklaşınca gözaltına alındı ve 2 Nisanda tutuklandı. Saruhanlı’da yaşayan Murat Alas hakkında, İstanbul 8. Asliye Ceza Mahkemesinde, “Halk arasında korku ve panik yaratma” iddiasıyla dava açıldı. 15 ay hapis cezasına çarptırılan Alas, mahkemenin kendisi hakkında verdiği 15 ay hapis cezası kararını 2006 yılının Ekim ayında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına temyize gönderdi, ancak Yargıtay bu talebi reddetti.

18-) Trabzon’da yayınlanan Karadeniz’den Günebakış gazetesi ise “Gerets Trabzon’da” başlığıyla okuyucularına bir haber verdi. Gazete sürmanşette verdiği haberde, “Nuri Albayrak, Galatasaray’ı yokluklar içinde zirveye taşıyan Belçikalı teknik direktör ile el sıkıştı” diye yazdı. Foto montaj yöntemiyle Başkan Nuri Albayrak ile Gerets’in el sıkıştığını gösteren bir fotoğraf da yayınlandı. Haberin ayrıntılarının olduğunun belirtildiği 14. sayfada ise “Sevgili okuyucularımız, Eric Gerets ile ilgili ön sayfada duyurduğumuz haber konusu tamamen hayal mahsulüdür. Bugün 1 Nisan ve şaka konusunda en hoşgörülü olduğumuz bir gün. Biz de sizin hoşgörünüze sığınarak şaka yapalım dedik. Özür dileriz” ifadelerine yer verildi.

Mynet

Tags: , , , , , , ,


İlginçler

Bookmark and Share

Fillerin İlginç Sırları

31 Mart, 2010

Fillerin ilginç sırrı

http://img5.mynet.com/ha5/f/filler.jpg

Bilim adamları, fillerin bacaklarının dört çeker araç tekerlekleri gibi hareket ettiğini söyledi. Londra Üniversitesi Kraliyet Veteriner Kolejinde görev yapan John Hutchinson ekibi tarafından yapılan araştırmada, fillerin yürüyüşü ve koşuşu özel kameralarla gözlemlendi. Araştırmalarının sonucunda fillerin bacaklarının dört çeker bir arazi taşıtının tekerlekleri gibi hareket ettiğini gören bilim adamları, bunun hayvanın her bacağını hız kazanmak ve fren yapmak için kullanabildiği anlamına geldiğini belirtti. Daha önce 4 ayaklı tüm hayvanların ön ayaklarını fren, arka ayaklarını ise hız kazanmak için kullanmak suretiyle bacakları arasında iş bölümü yaptığı düşünülüyordu. Ancak araştırmanın sonucu, bunun filler için geçersiz olduğunu ortaya koydu. Bilim adamları filleri 4 ayaklı diğer hayvanlardan ayıran bu hareket özelliklerinin, onların iri gövdelerinden kaynaklanıyor olabileceğini söyledi.

Mynet

Tags: , ,


E-Günlük

Bookmark and Share

Mp3Cut – Mp3 Kesme Programı Full (Resimli Anlatım)

31 Mart, 2010

Mp3Cut – Mp3 Kesme Programı Full (Resimli Anlatım)

Mp3 kesme programlarından en güzeli diyebiliriz.Kullanımı oldukça kolay.

Download (İndir)

Rar Şifresi: www.islambilik.com

Tags: , , , , ,


Haberler

Bookmark and Share

Berlusconi Kaddafi’nin Elini Niçin Öptü ?

31 Mart, 2010

İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi’nin Kaddafi’nin elini öptüren neden 125 milyar $.

İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi’nin Libya Lideri Muammer Kaddafi’nin elini öpmesi, gündeme bomba gibi düştü. Libya’nın en büyük ticaret ortağı olan İtalya’nın Libya’nın yapacağı 123.4 milyar dolarlık altyapı yatırımından pay almak istediği belirtiliyor.

Libya Sirte’deki Arap Birliği Zirvesi’ne katılan tek Avrupalı siyasetçi olan İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi’nin Libya Lideri Muammer Kaddafi’nin elini öpmesi tüm dünya basınında büyük yankı uyandırdı. Yunanistan, Portekiz, İspanya ve İzlanda ile birlikte Avrupa’nın kırılgan ekonomileri arasında gösterilen İtalya’nın Başbakanı Berlusconi, zirvenin sonunda duyduğu memnuniyeti, Kaddafi’nin önünde eğilip elini öperek göstermek isteyince de olanlar oldu. Muhalefet ve İtalyan basını ayağa kalktı. İtalyan muhalefeti Berlusconi’ye, “Bir diktatörün eli öpülür mü?” diye tepki gösterirken, medyada da Batılı bir liderin sadece Papa’nın elini öpebileceği yorumları yapıldı.

Ancak işin bir de ekonomik boyutu bulunuyor. 30 yılı aşkın bir süre Libya’yı sömürgesi altında tutan İtalya, Libya’nın en büyük ticaret ortağı durumunda. 2008 yılında yaklaşık 40 milyar dolar dış ticaret fazlası veren Libya’nın yaptığı ithalatın yüzde 22.2’si İtalya’dan gerçekleştirildi. İtalya’dan sonra en fazla ithalat yapılan ülke olan Çin’in ithalattaki payı ise yüzde 9.3. Yani İtalya Libya’nın en fazla ürün aldığı ülkeler sıralamasında açık ara önde.

125 milyar $’dan pay istiyor

Libya’nın ihracatına bakıldığında da yine İtalya, Kaddafi’nin en büyük müşterisi. 2008 yılındaki 64.5 milyar dolarlık ihracat yapan Libya, bunun yüzde 38’ini yani 24.5 milyar dolarını İtalya’ya yaptı. İtalya, Libya’nın ihracat yaptığı ülkeler listesinde de yine açık ara lider durumda. Libya’nın ihracatından en büyük payı alan ikinci ülke ise yüzde 12 ile Almanya.

2003 yılında Birleşmiş Milletler’in 15 yıldır uyguladığı ambargoyu kaldırmasıyla Libya bir anda büyük ülkelerin hedef pazarı haline geldi. Libya, sahip olduğu zengin petrol kaynakları sayesinde, Afrika’nın en zengin ülkesi konumunda bulunuyor. Ülkede kişi başına düşen milli gelir 13 bin dolara yaklaşıyor ve nüfus 6 milyonu aşıyor. Coğrafi konumuyla diğer Afrika ülkelerine kapı olma özelliği de taşıyan Libya, komşuları ile birlikte 172.3 milyon nüfuslu bir pazar.

Kapılarını yabancı sermayeye açan Libya, Kasım 2007’de, 5 yıl içerisinde kalkınma projeleri, konut ve altyapı projeleri için 150 milyar dinar yani 123.4 milyar dolar harcama yapacağını açıkladı. İtalya Başbakanı Berlusconi’nin Kaddafi ile “yakınlaşmasının” temelinde de bu yatırımlardan pay almak istediği düşünülüyor.

İtalya Başbakanı ile Kaddafi arasında yaşananlar geçtiğimiz yıllarda da İtalya’da büyük yankı uyandırmıştı. Berlusconi, daha önce Libya liderinin “sömürgecilik tazminatı” koşulunu kabul etmiş ve 20 milyar dolar yardım ve yatırım sözü vermişti. Bununla yetinmeyen Kaddafi, geçen yıl 10 Haziran’da Roma’ya yaptığı resmi ziyaretten önce Berlusconi’den bizzat karşılama istemiş, aksi takdirde geziyi iptal edeceği tehdidini savurmuştu. Üstelik Berlusconi’yi kendisini karşılamaya geldiğinde 20 dakika bekletmiş, ayrıca yakasına İtalyanların idam ettiği Libyalı direnişçi lider Ömer Muhtar’ın resmini takmıştı.

İŞTE O AN
[flv]http://video1.yazete.com/berlusconikaddafi.flv[/flv]

Yazete

Tags: , , , ,


Teknoloji

Bookmark and Share

Bu Canavarın Tek Amacı Arabaları Yok Etmek !

31 Mart, 2010

Bu yıl Avustralya’da gerçekleştirilen Royal Easter Show’a burnundan ateş çıkaran ve arabaları paramparça eden Robosaurus isimli bu devasa robot damgasını vurdu.
1989 yılında Doug Malewicki tarafından geliştirilen ve Monster Robots isimli şirketin elinde bulunan Robosaurus, elleriyle aracı kaldırırken, bir yandan da burun kısmında bulunan özel bir sistemle araçları yakıyor ve paramparça ediyor.

Yaklaşık 22 yıl önce tasarlanan ve 30′dan fazla teknoloji şirketinin iki yıl gibi uzun bir zaman diliminde geliştirdiği Robosaurus, Avustralya’da gerçekleşen gösteriyle tekrar tüm dünyanın ilgisini üzerine çekmeyi başardı. 12 metre uzunluğunda olan Robosaurus’un ağırlığı 27 tonu buluyor.

http://imggaleri.hurriyet.com.tr/LiveImages%5CFoto%20Haber%5C230%5CArabalar%C4%B1%20%C3%B6nce%20yakt%C4%B1%20sonra%20par%C3%A7alad%C4%B1%5C01.jpg

http://imggaleri.hurriyet.com.tr/LiveImages%5CFoto%20Haber%5C230%5CArabalar%C4%B1%20%C3%B6nce%20yakt%C4%B1%20sonra%20par%C3%A7alad%C4%B1%5C02.jpg

http://imggaleri.hurriyet.com.tr/LiveImages%5CFoto%20Haber%5C230%5CArabalar%C4%B1%20%C3%B6nce%20yakt%C4%B1%20sonra%20par%C3%A7alad%C4%B1%5C03.jpg

http://imggaleri.hurriyet.com.tr/LiveImages%5CFoto%20Haber%5C230%5CArabalar%C4%B1%20%C3%B6nce%20yakt%C4%B1%20sonra%20par%C3%A7alad%C4%B1%5C04.jpg

http://imggaleri.hurriyet.com.tr/LiveImages%5CFoto%20Haber%5C230%5CArabalar%C4%B1%20%C3%B6nce%20yakt%C4%B1%20sonra%20par%C3%A7alad%C4%B1%5C05.jpg

http://imggaleri.hurriyet.com.tr/LiveImages%5CFoto%20Haber%5C230%5CArabalar%C4%B1%20%C3%B6nce%20yakt%C4%B1%20sonra%20par%C3%A7alad%C4%B1%5C06.jpg

http://imggaleri.hurriyet.com.tr/LiveImages%5CFoto%20Haber%5C230%5CArabalar%C4%B1%20%C3%B6nce%20yakt%C4%B1%20sonra%20par%C3%A7alad%C4%B1%5C07.jpg

hurriyet.com.tr

Tags: , , ,


Haberler

Bookmark and Share

Parasını Alamayınca Otoyola Duvar Ördü

31 Mart, 2010

Ev, arsa, araba hatta ada sahibi olanlar var. Peki hiç otoyol sahibi olanınız var mı? Şanlıurfa’da Eyüp Direkli’nin otoyol sahibi olması ve bunu izleyen olaylar, “sadece komdei filmlerinde olur” denecek cinsten…

Eyüp Direkli, Şanlıurfa Çevre Yolu’nun 5 bin 400 metrelik bölümünün hukuken sahibi.

Direkli’yi otoyol sahibi yapan olay şöyle gelişti: Devlet, Eyüp Direkli’nin dedesinden kalma arazisinin de bulunduğu güzergaha otoyol yapmaya karar verdi. Direkli, memleketi bir otoyol kazanacak diye arazisinin kamulaştırılmasına ses çıkarmadı. Ancak olaylar Direkli’nin tahmin ettiği şekilde gelişmedi. Çünkü Direkli’nin arazisi için herhangi bir kamulaştırma işlemi yapılmadan 2000 yılında otoyol çalışmaları başladı ve araziden yol geçirildi. Bunun üzerine Direkli, mahkemeye başvurdu ve kamulaştırma bedelinin ne kadar olması gerektiği hakkında karar çıkarttırdı. Ancak yine bedel ödenmedi. 2007 yılına kadar kendisine bir bedel ödenmesini bekleyen Direkli, daha fazla dayanamadı ve aynı yıl dava açtı.

Mahkeme, Direkli’yi haklı buldu ve kamulaştırma bedelinin ödenmesine karar verdi. Olay Karayolları tarafından temyiz yoluyla bir üst mahkemeye taşındı. Temyiz de Direkli’yi haklı buldu. Ancak sorun bütün mahkeme kararlarına rağmen çözülmedi.

Bir türlü parasını alamayan Direkli, Karayolları ile anlaşma yoluna gitti. Ancak denenen yolların hiçbiri otoyoldaki çözümsüzlüğe çare olmadı.

OTOYOLU ÇİTLE ÇEVİRDİ

Eyüp Bey, bunun üzerine avukatlarıyla birlikte arazisinin üstündeki “otoyolun, yolunu tuttu” ve kendi arazisine icra koydu. Direkli, bu süreci şöyle anlattı: “Otoyolun bir kısmına önce çit çektik sonra da duvar ördük ve ‘Bu yol özel mülkiyettir girilmez’ diye tabela koyduk. Üç gün boyunca yolu kapattık. Tabii yolu kapatmamız kaosa neden oldu. Yol işlemiyordu, insanlar yollarını değiştirmek zorunda kalmıştı ve hatta bazı büyük araçlar yolda arıza yapmıştı. Durum böyle olunca da Karayolları anlaşmak istediklerini söyledi.” Anlaşma yolunda bir umut ışığı doğması üzerine çitleri kaldırdıklarını ve yolu trafiğe açtıklarını belirten Direkli, Valiliğin araya girmesiyle birlikte arazilerinin bedelinin kendilerine ödenmesi için 31 Ocak’a kadar süre verdi. Ama tabii yine anlaşma sağlanamadı ve şimdi karayolları Eyüp Direkli’ye ‘Yerin değerini tespiti ile kamulaştırma davası’ açtı. Üç ay içinde de bir cevap gelmesi gerekiyor.

‘Anlaşma olmazsa yine kapatırız’

Eyüp Direkli’nin dava sürecinin detaylarını ise Avukat Ahmet Türkmen’den öğrendik. Türkmen yasaların her anlamda kendilerinden yana olduğunu belirterek şöyle devam ediyor: “Yasalara göre bir özel alanda ya da mülkte kamulaştırma gerekiyorsa kamulaştıracak taraf kamulaştırma kararını alır, arazi ya da mülk sahibiyle pazarlık eder, gidip tapuda işlemler yapılır, mahkemeye yansımadan kişiler kendi arasında halleder. Bu ister devlet kurumu olsun ister başka bir kurum.

Zaten yasa diyor ki; iki taraf kendi arasında anlaşamadıysa, anlaşamadıklarını bir tutanağa geçirip, hangi kurumsa kamulaştırmak isteyen gidip mahkemeye dava açar. Yani kurum diyecek ki “Bu alan bana lazım”, mahkeme de alanın ücretini tespit edecek ve kuruma “O zaman şu kadar parayı ilgili kişiye yatır” diyecek. Tüm bu süreçleri geçirmemize rağmen Eyüp Bey’in davasında bunların hiçbiri olmadı. Karayolları kesinlikle anlaşmaya yanaşmadı. Şimdi Eyüp Bey’e dava açıldı. Üç ay içinde cevap gelmezse başka yollara başvurulacak. Hiçbir anlaşma olmazsa da yolu kapatacağız.”

Haber7

Tags: , ,


Tv

Bookmark and Share

Kurtlar Vadisi Pusu 85.Bölüm Fragmanı (Video)

30 Mart, 2010

Kurtlar Vadisi Pusu 85.Bölüm Fragmanı

Kurtlar Vadisi Pusu 85.Bölümüyle 1 Nisan’da Star Tv ekranlarında Olucak

[flv]http://video1.yazete.com/kvpfrg85.flv[/flv]

Tags: , , ,


İlginçler

Bookmark and Share

Thomas Alva Edison Kimdir? Ampul Nasıl İcat Edildi ?

30 Mart, 2010

Thomas Alva Edison, yedi yaşındayken ailesiyle birlikte Michigan’daki Port Huron’a yerleşti. İlköğrenimine burada başladıysa da yaklaşık üç ay sonra algılamasının yavaşlığı nedeniyle okuldan uzaklaştırıldı. Bundan sonraki üç yıl boyunca özel bir öğretmen tarafından eğitildi. Son derece meraklı ve yaratıcı bir kişiliğe sahip olan Edison, 10 yaşına geldiğinde kendisini fizik ve kimya kitaplarına verdi.

Bu arada evlerinin kilerinde bir kimya laboratuvarı kurdu. Özellikle kimya deneylerine ve Volta kaplarından elektrik akımı elde etmeye yönelik araştırmalara ilgi duydu; bir süre sonra kendi başına bir telgraf aleti yaptı ve Mors alfabesini öğrendi. O günlerde geçirdiği ağır bir hastalık sonucu kulakları ağır işitmeye başladı.

Oniki yaşına geldiğinde ailesine yardım etmek için Port Huron ile Detroit arasında çalışan trende gazete satmaya başlayan Edison, evlerindeki Laboratuvarını trenin yük vagonuna taşıyarak, çalışmalarını burada sürdürdü. Bu dönemde Edison, Michael Faraday’ın Experimental Research in Electricity adlı yapıtını okudu ve derinden etkilendi. Bunun üzerine bir yandan Faraday’ın deneylerini tekrarladı bir yandan da kendi deneylerine ağırlık vererek daha düzenli çalışmaya ve notlar tutmaya başladı. 1868′de kendine atölye kurdu. Aynı yıl geliştirdiği elektrikli bir oy kayıt makinasının patentini aldı. Aygıt oldukça ilgi topladı ama kimse tarafından satın alınmadı. Tüm parasını yitiren Edison Borç içinde Boston’dan ayrılarak New York’a yerleşti. Edison’un şansı altın borsasının düzenlenmesinde kullanılan telgrafın bozulması üzerine döndü. Borsa yetkililerinin isteği üzerine aygıtı ustaca tamir eden Edison, Western Union Telegraph company’den geliştirilmekte olan telgraflı kayıt aygıtları üzerinde yetkinleştirme çalışması yapma önerisi aldı. Bunun üzerine bir arkadaşı ile birlikte Edison Universal Stock Printer mühendislik şirketini kurdu. Sattığı patentlerle kısa sürede önemli miktarda para kazandı. Bu parayla New Jersey’deki Newark’ta bir imalathane kurarak telgraf ve telem aygıtları üretmeye başladı. Bir süre sonra imalathanesini kapatarak New Jersey’deki Menlo Park‘ta bir araştırma laboratuvarı kurdu ve tüm zamanını yeni buluşlar yapmaya yönelik çalışmalara ayırdı.
1876′da Graham Bell’in geliştirdiği konuşan telgraf(telefon) üzerinde çalışmaya başladı. Aygıta karbondan bir iletici ekleyerek telefonu yetkinleştirdi. Ses dalgalarının dinamiği üzerine yaptığı bu çalışmalardan yararlanarak 1877′de sesi kaydedip yineleyebilen gramafonu geliştirdi. Geniş yankı uyandıran bu buluşu ününün uluslar arası düzeyde yayılmasına neden oldu.

ampul_diagram.JPG1878′de William Wallace’in yaptığı 500 mum güçündeki ark lambasından etkilenen Edison, bundan daha güvenli olan ve daha ucuz bir yöntemle çalışan yeni bir elektrik lambasını geliştirme çalışmasına girişti. Bu amaçla açtığı bir kampanyanın yardımıyla önde gelen işadamlarının parasal desteğini sağladı ve Edison Electric Light Company’yi kurdu. Oksijenle yanan elektrik arkı yerine havası boşaltılmış bir ortamda(vakum) ışık yayan ve düşük akımla çalışan bir ampul yapmayı tasarlıyordu. Bu amaçla flaman olarak kullanabileceği bir metal tel yapmaya uğraştı. Sonunda 21 Ekim 1879′da özel yüksek voltajlı elektrik üreteçlerinden elde ettiği akımla çalışan karbon flamanlı elektrik ampulünü halka tanıttı. Üç yıl sonra New York sokakları bu lambalarla aydınlanacaktı.

1887′de Menlo Park’tan New Jersey’deki West Orange’a taşınan Edison burada önceki laboratuvarlarının on katı büyüklüğünde Edison Laboratuvarını açtı. 1890′lara doğru uzun erimli iletime daha uygun olan alternatif akım geliştirildi. Doğru akımın üstünlüğüne inanan Edison, bir kampanya başlatarak kamuoyunu, yüksek gerilimli alternatif akım sistemlerinin son derece tehlikeli olduğu yolunda uyarmaya çalıştı. 1892′de ise Edison General Electric Company’nin denetimini yitirdi.Ve şirketi General Electric Company ile birleşti. İki kez evlenen Edison’un altı çocuğu oldu. Yaşamının sonuna değin yeni buluşlar yapmak için uğraş verdi.

Ampulün İcadı
edison2.jpgEdison bir dinleme gezisi sırasında metal fabrikatörü ve Amerika dinamo makinesinin imalatçısı Willam Wallace’ın yaptığı yeni elektrik lambasını gözden geçirmeye davet edildi. Edison tahta çerçeveyle hareket eden iki koldan ibaret basit cihazın karşısına grafit plaka iliştirilmişti. Her iki plakayı birleştiren elektrik akımı ve mavi ışık yayı gibi görünüyordu. Gözleri kamaştıran bu alev, grafit plakaları çabucak eritiveriyordu.

Edison’un 40-50 iş arkadaşıyla işe koyulma tarzı, bilim araştırmaları tarihinde eşsizdir. Ara vermeden çalışıyorlardı. Atölyede yapılan ufak cam ampullerin içerisindeki hava, elektrik akımının kızgın hale getireceği maddenin yanmasına engel olmak için boşaltıyordu. Fakat esas mesele bu maddenin ne olacağı konusundaydı. Kimi maddeler çok az dayanabiliyor, kimileri çok pahalıya mal oluyordu. Halbuki Edison öylesine ucuz bir lamba yapmak istiyordu ki, herkes alıp evine takabilsin.Kömürleştirme işleminden geçmiş mukavva, hindistan cevizi kabuğu, mantar, hatta laboratuarı gezmeye gelen bir misafirin kızıl sakalından bir iki tel bile denendi. Durmadan çalışmak yüzünden Edison’un gözleri yanıyor, dayanılmaz sancılar veriyordu. Ama o bunları kimseye söylemiyor, sadece hatıra defterine kaydediyordu. Peşpeşe deneylerin sürdüğü bir gün asistanı “Artık bu işten vazgeçsek, çünkü şu ana kadar bine yakın deney yaptık ve hiçbirinden sonuç alamadık!” dedi. Edison hemen itiraz etti ve: “Bu doğru değil! Evet, amacımıza ulaşamadık ama hiçbir netice elde edemediğimiz doğru değildir. Çünkü aradığımız şeyin bin farklı yapılamama şeklini öğrenmiş olduk.” dedi. Bu Edison’un tarihe geçmiş en önemli sözüdür.

ilk_ampul.jpg1879 Kasım’ında Edison bir gece yazı masasının başına oturmuş, sönük bir puroyu emerek ne yapacağını düşünüyordu. Dalgın dalgın ceketinin düğmelerinden birini çevirirken düğme koptu. Üstünden bir iplik parçası sarkıyordu. Birden yerinden fırladı, laboratuvara geçti ve teknisyenlerine iplik parçasını gösterdi. Bir yumak ip alıp, ufak parçalar halinde bölmelerini ve kömürleştirip lambaya takmalarını söyledi. Asistanları sonuç ummamakla beraber hemen söylenileni yaptılar. Edison’un bu fikri, çalışmalarından vazgeçmeden önce başvurulacak son çare gibi görülüyordu.

Kömürleştirilen iplikler her seferinde kırılmasına rağmen bir tanesi kırılmadan lambaya takılabildi. Lambanın havası hemen boşaltıldı. Lambaya elektrik verildiğinde iplik kızdı ve tatlı sarı bir ışık meydana geldi. Edison ve arkadaşları ışığa büyülenmiş gibi bakıp, acaba ne kadar sürecek diye kara kara düşünüyorlardı.

Ampul saatlerce sönmedi. Süren çalışmalar sonunda elektrik santrali yapmak, 900 binada elektrik şebekesi kurmak, binlerce sayaç yerleştirmek,duylarıyla beraber 14.000 ampul yapmak gerekti. 4 eylül 1882’de meşhur mucidin bir işareti üzerine akım verildiği zaman, bütün mahallenin yüzlerce binasında binlerce elektrik hallenin yüzlerce binasında binlerce elektrik ampulü yandı ve etrafa parlak, tatlı ışıklar saçılmaya başladı.

williamjhammer.jpgEdison devrinin en büyük meraklısı ilan edildi. Herkes sadece lambaları değil, onu da görebilmek için akın etti. Edison’u tanımayan kimse kalmadı. Edison’un en önemli yeri Menlo Park, New Jersey’deki ilk endüstriyel araştırma laboratuarıydı. Sürekli olarak teknolojik keşifler ve geliştirmeler-iyileştirmeler yapmak gibi özel bir amaç için kurulmuş ilk kurumdu. Edison birçok icadını resmi olarak bu laboratuarda üretmiş, birçok çalışanı onun direktifleri doğrultusunda icatların araştırma ve geliştirmesinde görev almıştır.

Elektrik mühendisi William Joseph Hammer, 1879 Aralık’ında Edison’un laboratuar asistanı olarak görevine başlamıştır. Telefon, fonograf, elektrikli tren, demir madeni ayıracı, elektrikli aydınlatma ve diğer birçok icatta büyük katkılarda bulunmuştur. Hammer’ı özel kılansa elektrik ampulünün icadındaki ve bu aletin geliştirme ve testleri sırasındaki çalışmalarıdır. Hammer 1880′de Edison’un lamba çalışmalarının şef mühendisi olmuş, bu mevkiideki ilk yılında Francis Robbins Upton’ın genel müdürlüğünü yaptığı fabrika 50.000 ampul üretmiştir. Edison’a göre Hammer elektrik ampulünün bir öncüsüdür.

Tags: , , , , , , ,


Müzik

Bookmark and Share

Rafet El Roman – Elimde Değil (Klip)

30 Mart, 2010

Rafet El Roman – Elimde Değil

Gözlerin sözlerinden baska şeyler söylüyor
Git artık gideceksen bu aşk burada biter
Sonu yoktu diyenler şimdi haklı çıktılar
Bizi çekemeyenler şimdi mutlu oldular
Sıkıldı ruhum haykırmak istiyorum
Ne olursa olsun ah gönlümde kalacaksın

Elimde değil hala seviyorum
Elimde değil unutamıyorum
Elimde değil hala seviyorum
Elimde değil unutamıyorum
Daraldı içim haykırmak istiyorum
Ne olursa olsun sevgilim kalacaksın

Aklım ermıyor affet nasıl bır hıkaye Bu
Daha dun sevgiliydık bugun iki yabancı
Sonu yoktu diyenler haklımı çıkacaktı?
Bizi çekemeyenler yoksa dostlar mı yaktı?
Sıkıldı ruhum haykırmak istiyorum
Ne olursa olsun ah gönlümde kalacaksın

Elimde değil hala seviyorum
Elimde değil hala unutamıyorum
Elimde değil hala saeviyorum
Elimde değil hala unutamıyorum
Daraldı içim hatkırmak istiyorum
Ne olursa olsun sevgilim kalacaksın

[dailymotion]http://www.dailymotion.com/video/x7v2cj_elimde-degil-rafet-el-roman_music[/dailymotion]

Tags: , ,


Teknoloji

Bookmark and Share

RapidShare’den Film Ya da Müzik İndirenlere Şok

30 Mart, 2010

Rapidshare’den korsan film ya da müzik indirenlere şok: Bakın dev site nasıl bir adım atıyor.

Ücretli ve ücretsiz kullanım seçenekleri olan Rapidshare yasal dosya paylaşımı yapanlar için yararlı bir araç. Ancak bu aracı korsan dosya paylaşmakta kullanan büyük bir kullanıcı kitlesi de var. Hatta bu dev dosya paylaşım sitesinin trafiğinin çok büyük bir kısmının korsan paylaşımlar tarafından oluşturulduğu bilinen bir gerçek.

Ve Rapidshare, şimdi korsanlar için büyük bir adım atmaya hazırlanıyor. Eğer bu adım beklendiği gibi olursa, kullanıcıları şaşırtacağına hiç şüphe yok. Peki ama nedir bu adım? Yasal içerik sahiplerinin uğradığı gelir kaybına karşı, korsan içerik indirmeye çalışanlar, ürünü ve içeriği yasal olarak satın alabilecekleri internet adreslerine yönlendirilecekler.

Peki Rapidshare neden böyle bir karara imza atıyor? Rapidshare’in bu kararı almasında, karşılaştığı dev tazminat davalarının rol oynadığı konuşuluyor. Rapidshare sadece indirmeye çalışanları yönlendirmekle kalmayacak, korsan yükleyen kullanıcılar ise ban’lanacak.

Sonrasında Rapidshare’in eskisi kadar Premium hesap satıp satamayacağı da merak ediliyor. Hatta dev sitenin bu durumda inanılmaz bir biçimde gerileyeceğini tahmin etmek de pek zor değil.

Rapidshare için tek bir teselli var: Sitenin, yapılan yönlendirmelerden gelen satışlardan pay alması bekleniyor. Ancak alınacak payların ne getireceği, daha doğrusu kaybedilen gücü karşılayıp karşılamayacağı büyük bir soru işareti.

Tags: , ,


0 comments

En Çok Okunanlar

Sponsor Reklam

Kategoriler

Son Yazılar